• slideshow1
  • slideshow1
  • slideshow1

NLP Hikayeleri

NLP Hikayeleri
NLP Eğitimi

Okyanusun dibinde yatan bir istiridye, su üzerinden akip geçsin diye, kabuğunu açmış. Su içinden geçerken, solungaçları yiyecek toplayıp midesine gönderiyormuş. Aniden yakınındaki bir balık, bir kuyruk darbesiyle kum ve çamur fırtınası oluşturmuş. İstiridye de kumdan nefret edermiş, zira kum öylesine pürüzlüymüş ki kabuğunun içine kaçarsa son derece rahatsız olurmuş. İstiridye derhal kabuğunu kapamış ama çok geç kalmış.

Sert ve pürüzlü bir kum taneciği içeri girip iç derisi ile kabuğun arasına yerleşmiş. Kum tanesi istiridyeyi ne çok rahatsız ediyormuş. Ama kabuğunun içini kaplaması için kendine verilmiş olan salgı hücresini hemen çalıştırarak, minik kum tanesinin üstünü kaplamaya başlamış ta ki nefis, parlak ve düzgün bir örtü oluşana kadar...

İstiridye, yıllar yılı minik kum taneciğinin üstüne katlar eklentiyle devam etmiş ve sonunda müthiş güzel, parlak ve son Serece değerli bir inci oluşmuş.

Karşı 'karşıya olduğumuz problemler bu kum taneciğine benzer, bizi rahatsız ederler ve niye bize bu derece eziyet çektirip asabileştirdiklerine şaşarız. Fakat; azmin getirdiği cesaret ve kuvvetle, sorunlarımızın ve zayıflıklarımızın üstesinden geliriz. Daha alçak gönüllü, isteklerimizde daha ısrarlı, çevremizdekilere daha yakın, daha akıllı ve sorunlarımıza karşı daha dayanıklı hale geliriz. Gizli gücümüzle, yaşamımızdaki pürüzlü kum taneciklerini, bize kuvvet veren ümit ve ilham kaynağı olan değerli incilere dönüştürürüz.

 

NLP Hikayeleri - İncinin Hikayesi


Okyanusun dibinde yatan bir istiridye, su üzerinden akip geçsin diye, kabuğunu açmış. Su içinden geçerken, solungaçları yiyecek toplayıp midesine gönderiyormuş. Aniden yakınındaki bir balık, bir kuyruk darbesiyle kum ve çamur fırtınası oluşturmuş. İstiridye de kumdan nefret edermiş, zira kum öylesine pürüzlüymüş ki kabuğunun içine kaçarsa son derece rahatsız olurmuş. İstiridye derhal kabuğunu kapamış ama çok geç kalmış.

Sert ve pürüzlü bir kum taneciği içeri girip iç derisi ile kabuğun arasına yerleşmiş. Kum tanesi istiridyeyi ne çok rahatsız ediyormuş. Ama kabuğunun içini kaplaması için kendine verilmiş olan salgı hücresini hemen çalıştırarak, minik kum tanesinin üstünü kaplamaya başlamış ta ki nefis, parlak ve düzgün bir örtü oluşana kadar...

İstiridye, yıllar yılı minik kum taneciğinin üstüne katlar eklentiyle devam etmiş ve sonunda müthiş güzel, parlak ve son Serece değerli bir inci oluşmuş.

Karşı 'karşıya olduğumuz problemler bu kum taneciğine benzer, bizi rahatsız ederler ve niye bize bu derece eziyet çektirip asabileştirdiklerine şaşarız. Fakat; azmin getirdiği cesaret ve kuvvetle, sorunlarımızın ve zayıflıklarımızın üstesinden geliriz. Daha alçak gönüllü, isteklerimizde daha ısrarlı, çevremizdekilere daha yakın, daha akıllı ve sorunlarımıza karşı daha dayanıklı hale geliriz. Gizli gücümüzle, yaşamımızdaki pürüzlü kum taneciklerini, bize kuvvet veren ümit ve ilham kaynağı olan değerli incilere dönüştürürüz.


NLP Hikayeleri


Evin  minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi  açtıklarını gördü. Kendi  kendine:- "İçinde hangi yiyecek var acaba ?" diye düşündü. Bir  süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı.

-  "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye bağırarak telaşla  bahçeye fırladı. Minik  fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı  ve gıdakladı:

-  "Zavallı farecik... Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz küçücük  kapanın" dedi. Tavuktan  destek bulamayan farecik bu sefer telaşla domuzun yanına koştu ve

 -  "Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!" diye adeta çırpındı. Domuz  anlayışla karşıladı ama

-  "Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol" dedi. Minik  fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve

-  "Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!" dedi. İnek;

-"Bak  fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor." dedi. Sonunda  farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün  tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı. O  gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu.

Gecenin sessizliğini  bölen gürültü, fare kapanından geliyordu. Çiftçinin  karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu. Karanlıkta  kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark edememişti. Kuyruğu  kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı. Çiftçi,  karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi sardı. Çiftçi  karısını eve getirdi, yatırdı.


Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu.  Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu. Böyle  durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçi de bıçağını  alıp bahçeye koştu. Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan  komşular ziyarete geldiler. Onlara  ikram etmek için çiftçi domuzunu kesti.


Çiftçinin  karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki  çok zehirliydi. Birkaç  gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü. Cenazesine  çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya  yolladı.  


Fare  tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi. Birisi,  sizi ilgilendirmediğini düşündüğünüz bir tehlike ile karşı karşıya ise hepimizin  aynı tehlikede olabileceğini hatırlayalım.  Hepimiz  yaşam denilen bu yolculukta yer alıyoruz. Diğerimiz için bir gözümüzü açık tutmalı ve  diğerlerini cesaretlendirmek için çaba harcamalıyız.


NLP Hikayeleri - Dalı bırakabilmek


Oldum olası kendisine güvenen ve bununla gurur duyan birisiydi o. Çoğu kişiye göre başarılıydı da Etrafındakilere başarısının sırrını hep şöyle açıklardı. "Kontrol! Anahtar kelime bu. Kontrolü hiçbir vakit elden bırakmayacaksın. Aklını kullanacaksın. Adımlarını yere sağlam basacaksın. O zaman başaramayacağın şey kalmaz " Kontrole verdiği bu önem yüzünden arkadaşları arasında adı "Bay Kontrol"e çıkmıştı.

 

Gerçekten de, Bay Kontrol, hayatının denetimini hep elinde tutmak ister, her şeyin planladığı gibi yürümesini ister, kolay kolay kimselere güvenmezdi. Birisine bir iş havale ettiğinde dahi, gizliden gizliye o işi takip eder ve sonuç elde edilinceye dek içi rahat etmezdi.


Ama her şeyi kontrol etmek mümkün değildi elbette. Geceleri uykunun kollarına bırakamıyordu kendisini. Uykuya dalabilmek, yorgun birisinin uyanık kalması kadar zordu onun için. Bu sorunu uyku haplarıyla halledebiliyordu bir şekilde, ama ya midesi? Ekşime, gastrit derken ülsere varan rahatsızlığı, doktoruna göre tek nedenden kaynaklanıyordu: Yoğun stres. Her reçetenin yanında doktordan bir de tavsiye alıyordu bu yüzden:


"Kendinizi biraz rahat bıraksanız! Sakinlesin. İşleri biraz oluruna bırakın."


Ama onun cevabı hazırdı:


"Doktor bey, yapacak bunca iş varken insan nasıl rahat olabilir? Oluruna bırakırsam, işler nasıl yürüyecek, söyler misiniz lütfen?"


Gençlik enerjisi bitmeden kariyerinin zirvesine ulaşmak, toplumda parmakla gösterilen bir kişi olmak, daha ilerde ülkesinin kaderinde söz sahibi olmak... Kendince belirlediği hedeflerdi bunlar. Her adımını bunları hesaplayarak atar, her sözünü bunları düşünerek söylerdi. Kariyerine zarar vermesin, planları bozulmasın diye, evliliği bile erteleyip dururdu.


Peki ya arkadaşları? Bay Kontrol'le bir arada bulunanlar, kendilerini hep diken üstünde hissederlerdi.


 Ağzını açıp birşey söylemese bile, etrafına yaydığı gerilim herkesi rahatsız ederdi. Planladığının dışında bir aksaklık mı meydana geldi? İşte o zaman, gözü hiçbir şeyi görmez, sorumluları fena halde haslardı. Hele hele çalışanları hasta olduğunda, işler aksayacak diye küplere binerdi. Soğuk algınlığına yakalananlara "Arkadaşım, kendinize iyi bakacaksınız. Hasta olmayacaksınız" diye nutuk çekerdi.


Hayattaki en büyük korkusunu herhalde söylemeye gerek yok: Kontrolü kaybetmek. Bunu hayatında iki kez derinden yaşamıştı. İlki üniversite yıllarında, hiç hesapta yokken bir kıza aşık olduğunda. Ve bir de babasının beklenmedik ölümünde. İlkinde, sınıf birincisi ideal öğrenci gitmiş; yerine, etrafına boş boş bakan ve leylasından başka hiçbir şeyi düşünmeyen bir mecnun gelmişti. Ama çok geçmeden kurtarmıştı kendisini bu durumdan. Gelecekle ilgili planlarını düşünerek kontrolü tekrar eline almıştı. Babasının bir trafik kazası sonucunda ani ölümü ise tam bir darbe olmuştu. Kendi hayatıyla ilgili bütün tutkuları, planlan, hedefleri ölümün soğuk yüzüne çarpmış ve paramparça olmuştu. Ama o zoru başarmış ve bu parçaları tekrar birleştirip yoluna devam etmişti!


İşte efendim, bu Bay Kontrol'ün başına, nadir de olsa çıktığı tatillerden birisinde öyle birşey geldi ki, masallara lâyık!


Temiz havasıyla ünlü, dağların tepesinde kurulu bir tatil köyünde kalıyordu. Bir gece vakti, aklına nereden geldiyse, yalnız başına yürüyüşe çıkmaya karar verdi.


Kafasında işiyle ilgili konuları evirip çevirirken, tatil köyünden hayli uzaklaştığını farketmedi. Tam önemli bir yatırımı yapıp yapmamayı düşünüyordu ki, birden hayatı boyunca nefret ettiği o duygu bütün benliğini sardı: Boşluk! Ayağı kaydı ve sarp yamaçtan aşağı yuvarlandı. Çok güvendiği ayaklarının üzerinde değildi artık... Derken, can havliyle kayalıklardan uzanan bir ağaç dalına tutunabildi. Bütün gücüyle sarıldı dala.


Aşağıya baktığında dehşete düştü, çünkü yüzlerce metrelik bir uçurum uzanıyordu ayaklarının altında. Yukarıya kendi başına çıkması imkansızdı. O dalı sonsuza kadar tutamayacağı da açıktı.

Bay Kontrol, o patikadan geçen birisi sesini duyup yardımına koşar ümidiyle bağırmaya başladı:

"İmdaaat! Imdaaaaaaaat! Yukarıda kimse var mı?

Imdaat!"


Dakikalarca bağırdıysa da sesini kimse duymadı. İnsanların gezmek için pek kullanmadığı bir yoldu çünkü orası. Her geçen dakika saatler gibi geliyordu ona. Kollarındaki derman azalıyor, ne yapacağını bilemiyordu.


Tam ümidini yitirecekken, tutunduğu dalın üstüne yabani bir güvercin konuverdi ve adamın hayret dolu bakışları altında konuşmaya başladı:


"Ey insan, zor durumda görünüyorsun!"


Bay Kontrol önce ne diyeceğini bilemedi. Rüyada olup olmadığını sordu kendi kendisine. Ama güvercin konuşmaya devam etti:


"Buradan kurtulmak ister miydin?"


Bunun ilâhî bir mucize olduğunu, bu kuşu kendisine Allah'ın gönderdiğine kanaat getiren Bay Kontrol yüreğinden kopan bir feryatla haykırdı:


"Allahım! Bu kuşu Senin konuşturduğunu biliyorum. Lütfen Allahım, lütfen beni kurtar. Beni buradan kurtarırsan, bir daha asla günah işlemeyeceğim. İyi bir insan olacağım. Bundan sonraki hayatımda hep senin emirlerine uyacağım!" 


"Vaatlerde bulunmayı bırak şimdi" diye sözünü kesti güvercin. "Buradan gerçekten kurtulmak istiyor musun, sen onu söyle."


"Evet, evet!" oldu Bay Kontrol'ün cevabı.


"Peki" dedi kuş, "bunun için Rabbinin senden istediği herşeyi yapar mısın?"


Teslimiyetin son kertesine gelen Bay Kontrol'ün cevabı yine aynı oldu:


"Evet! Ne isterse! Emretsin yeter!"


"O zaman senden istenen şeyi söylüyorum" dedi ilâhî mesajı taşıyan haberci güvercin ve devam etti:


"Dalı bırak!"


Duyduklarına inanamadı bizimki:


"Nasıl?"


"Duydun ya, Rabbin dalı bırakmanı istiyor. Korkma, Ona güven. O seni kurtaracak."


Bir süre, ne diyeceğini bilemedi Bay Kontrol. Sonra...


Evet, ne cevap verdi ve ne yaptı dersiniz?


Peki, onun yerinde siz olsaydınız, ne yapardınız?

Ücretsiz ön görüşmeyapmak için bizden randevu almanız yeterli olacaktır.

 

NLP Teknikleri eğitimleriyle ilgili detaylı bilgi için:

 

İzmir NLP eğitimlerimiz için 0(232) 422 59 54 yâda 0 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya  İzmir NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.



İzmir Karşıyaka NLP Teknikleri eğitimlerimiz için. 0(232)369 50 81 -  0(532) 100 11 65 numaralıtelefondan ulaşabilirsiniz veya İzmir Karşıyaka NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz


Denizli NLP Teknikleri eğitimlerimiz 0 (258) 213 0 999-   0 (532) 100 11 65 numaralı telefondanulaşabilirsiniz veya Denizli NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.


Antalya NLP Teknikleri eğitimlerimiz için 0 242 323 73 15yâda 0 (505) 445 15 31 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Antalya NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.


Muğla NLP Teknikleri eğitimlerimiz 0(252) 213 00 98 -  0 (532) 100 11 65 numaralı telefondanulaşabilirsiniz veya Muğla NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.


NLP Practıtıoner Eğitimi

NLP Master Practıtıoner Eğitimi

slideshow1

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - - - - - - - -
NLP Hikayeleri başlıklı 2038 kişi tarafından okundu ve kişi tarafından yorumlandı

Ayrıntılı Bilgi İçin Biz Sizi Arayalım

  
 
 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yazın